<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=8381728&amp;blogName=Tamamen+sa%C3%A7mal%C4%B1k&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLUE&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Filkerender.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Filkerender.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Tamamen saçmalık

web | photoblog.| | subscribe!

sans

Cumartesi, Nisan 30, 2005

ne sansli insanlar var , latin amerika'dan montreal'e goc etmis kizin ailesi.
tabi sonra ispanyolca ingilizce ve fransizca anadili.Trilengual (dogru mu yazdim) boyle uc anadilli insanlar gorunce sinir oluyorum.Hatta irakli bi cocuk var ibm'de , herif arapca ve farsca biliyor.Ispanya'da 5 sene yasamis sonra montreal'e gitmis .Simdi toronto'da yasiyor.Yani herifin 4 ya da 5 anadili seviyesinde dili var.insanin morali bozuluyor.
Bu arada gecen gun 3. katta calisan kor bir adam gordum.Ibm'in yazilim laboratuvarinda kor bir insan ne yapar cok merak ediyorum.sormam lazim bunu.

Etiketler:

posted by ilker, Cumartesi, Nisan 30, 2005 | link | 0 comments |

Kanada

Simdi bu kanada.Ben en altta kosede gri nokta koydugum yerdeyim.toronto.Daha guneydoguda ontario golu var sonrasi new york eyaleti.amerikanlar var orda.New york city de fena biyer degil.
Turkiye'nin yuzolcumu 780 bin kilometrekare falan , kanada'nin yuzolcumu ,yaklasik 10 milyon kilometrekare.12 kati mi oluyor artik hesaplayamadim.Kanada'nin nufusu 32 milyon.Simdi bu kadar mavi mavi yerler var da ne yapiyorlar? hicbirsey , akarsular vadiler var , kuzeyde kimse yasamiyor zaten , foklari olduruyorlar bol bol.Kanada'nin nufusunun %90'i amerika sinirindan 160 kilometre icerisinde yasiyor.Toronto , benim yasadigim sehir kanada'nin en buyuk sehri 5 milyon nufusu var.Ontario eyaletine ait.Kanada'da da ABD gibi federal hukumet ve eyalet sistemi var.Ontario eyaleti digerlerine gore super zengin birsey , cunku ekonomik merkez , kac yildir butce fazlasi veriyor.ayrica hollywood'dan sonra en buyuk film endustrisine sahip.Yolda yururken falan film cekenlere rastliyorsunuz. (rastliyorsunuz dedigim 8 ayda 3 kere rastladim). Sonra asi eyalet quebec var.Kanada'nin 2 tane resmi dili var ama sanirim quebec ve etrafi disinda fransizca konusan yer yok. Quebec'de montreal sehri gece kulupleriyle strip barlariyla unlu.Orda hem ingilizce hem fransizca konusuluyor.Quebec sehri ise tamamen fransizca. Hatta bazi aileler cocuklarina hic ingilizce ogretmemis zamaninda.O yuzden ingilizce bilmeyen tiplere rastlamak mumkun.Daha once ayri ulke olmak icin referandum yapilmis quebec'de %51 e %49 la kaybetmisler , o yuzden hala kanadanin eyaleti.Cok artisler ya .Mesela montreal'de ontario plakali aracla yola cikarsan , soforler sana yol vermiyor. Bagirip cagiriyorlar falan. ilginc bisey.Sonra diger eyaletler var .Ama bu eyaletlerde hicbirsey yok.Benim yasadigim yer Kanada'nin vancouver'i saymassak en sicak yeri ona ragmen 4 aydir gunes gormedim.(hala kapali disarisi ondan ctesi aksami oturup evde blog yaziyorum) .Iste birsuru soguk genis , duz , skici eyalet.Onun disinda bir de vancouver var.Oraya daha gitmedim cunku ucakla bile 7 saat mi ne suruyor.Insan farketmiyor tabi ne kadar buyuk bir ulkede yasadigini.hep ayni hayati yasayinca...Commonwealth ulkesi oldugundan kanada , hala kralice elizabeth'e baglilik yemini ediyorlar.Britanya ve ingilizlerle alakali hersey super karizma . ingiliz aksani , ingiliz gruplari , ingiliz ve britanya bayragi..
Ben sadece ontario ve quebec eyaletlerini gordum.montreal ottawa 5'er saat montreal biraz daha fazla suruyor.Vancouver'a da gidicem de o paraya amerikan'in gobegine de gidersin , ondan pek hevesli degilim.Zaten su siralar param da yok.


Etiketler:

posted by ilker, Cumartesi, Nisan 30, 2005 | link | 0 comments |

broken

Cuma, Nisan 29, 2005

if it ain't broken don't fix it.
biseyleri kurcalarken bozmus sonra da yapamamis tum insanlar adina.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 29, 2005 | link | 0 comments |

Chambao ,

Perşembe, Nisan 28, 2005

mira ,el 9 de Mayo , Chambao va a publicar su segundo disco 'pokito a poko'.Despues del disco esplendido endorfinas en la mente que exito' en 2003 , estoy seguro que Chambao vuelven con su exclusiva musical y me hacere llorar otra vez. :P Hace mucho tiempo que no pude escribir nada en espanol pero despues de practicar en cuba , es mas facil.jeje.
Por las playas de Barbate
suena una sirena
que rompe el silencio que la noche lleva
por las playas de Barbate
suena una sirena
que rompe el silencio que la noche lleva

Etiketler:

posted by ilker, Perşembe, Nisan 28, 2005 | link | 0 comments |

dun aksam

Salı, Nisan 26, 2005

artik ptesi ve carsamba gunleri eve bilgisayar goturmeme karari aldim.
Bayagi ise yariyor .Gece 4 saat ev temizle , bulasiklarin hepsini yika , tum yatak takimlarini degistir/yika , tum esyalarini yika , dus al.Hersey dezenfekte oldu.
bak hala kokusu geliyor.Cicek kokulu mu bu ne.

Etiketler:

posted by ilker, Salı, Nisan 26, 2005 | link | 0 comments |

modest mouse

Pazar, Nisan 24, 2005

float on ,favori sarki.dinleyecek o kadar cok sey var ki , artik bi yil gec geliyor sarkilar bana.insan sarkiyi duyuyor biyerlerde bir zaman ama hatirlamiyor , beyninin boyle kucuk bosluguna girip tekrar duyulmayi bekliyor.Iste onlardan birtanesi bu.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 24, 2005 | link | 0 comments |

haftasonu

sinemaya gittim kungfu hustle diye komedi kungfu filmi gorduk.sonra phoenix'de indie rock'n roll night yaptik.Sonra sehrin iyi hamburgercilerinden birinde ev yapimi hamburger yedik.Normal hamburgerle ev yapimi hamburger arasinda ne fark vardir biliyor musunuz ?
hicbir fark yoktur.
Sonra birkac yeni insanla tanistim , etrafta yurumeye calistim ama hava kapali ve soguktu.En azindan kar yagmadi.Sonra eksisozlukte blogumu afiste ettim,birden hit sayim 126ya cikti.Onun disinda gayet normal bir haftasonuydu.Beklentim yoktu , hayatimi normal seyrinde devam ettirmeyi planliyordum bu haftasonu.gayet basardim.Yeni birkac grup dinledim muzik bilgimi arttirdim.
Bu arada ebay'da coldplay biletleri 600 dolardan inmedi hala.
oyle iste.yeni birsey yok.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 24, 2005 | link | 0 comments |

soykirim

Cumartesi, Nisan 23, 2005

Ha bu arada , dun aksam ermeni bir kizla tanistim .Aslinda cok turke benziyordu sen kanadali degilsin sanirim dedim. O da evet ben ermeniyim dedi. Ben de turklerden nefret ediyor msun dedim.O da evet turklerden nefret ediyorum dedi.Ben de ben turkum dedim siritarak . sonra bu boyle utandi falan yok aslinda yeni nesil turklerden nefret etmiyorum eski nesilden biraz diye kivirmaya calisti.Ben buna bitane caktim yuzune ahu tugba gibi yere dustu,dedim turkun yenisi eskisi mi olur dalga mi geciyorsun benimle .
Demedim tabi ki, ayrica cakmadim da , hicbirsey demedim.Insanlarin 20 yilda ogrendigi , beyinlerine kazinilan seyi iki dakkalik parti ortaminda degistiremeyecegimi bildigimden polemige bile girmedim.
Guzel bir geceydi.

Etiketler:

posted by ilker, Cumartesi, Nisan 23, 2005 | link | 0 comments |

rain again.

Yarin bu gecici memleketimin toronto sehrinde kar yagisi bekleniyormus .Ben ilker ender Nisan'in 24'unde kar yagan bir sehirde hayatimin geri kalanini geciremem.

Etiketler:

posted by ilker, Cumartesi, Nisan 23, 2005 | link | 0 comments |

coldplay - trouble.

Cuma, Nisan 22, 2005

biletini alamadim .Cunku biletler yaklasik 15 saniye icinde internetten satildi.Ben de o 15 saniyenin icindeydim diye dusunmustum ama :(
30 dolarlik biletler de ebayde 600 dolardan satiliyor .Of ya , ben okuldayken hep alirdim secmeli dersi internetten , neden bu boyle oldu .
Neyse birdaha geleceklermis .
agliycam simdi ya

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 22, 2005 | link | 0 comments |

indie rock'n roll.

Perşembe, Nisan 21, 2005

the killers'in bir lafi vardir "It's Indie rock'n'roll for me" diye
iste ordaki 'me' benim.
Ayrica bu laf degildir sarki sozudur bi kere.
glamorous indie rock'n roll.

Etiketler:

posted by ilker, Perşembe, Nisan 21, 2005 | link | 0 comments |

Futbol

Normalde futbol oynamayi cok sevmem ama cocukluktan beri sokakta oynaya oynaya biraz biseyler biliyorum.Tabi ki bu 'biraz' kanada'da "oha super calim nasil yaptin ya " ya donusuyor.Arkadaslarimin cagrisiyla gittigim ilk macta 3 gol atip takimi 3-0lik bir galubiyete tasiyip gunun macin herseyin oyuncusu olunca beni duzenli olarak maclara cagirmaya baslamislardi bunlar.TA ki dune kadar.
Dun de her zamanki gibi son 4 macta 11 golluk ortalamama yenisini eklemek icin sahaya (kucuk saha) ciktim ki , karsimda tamamen ingilizlerden kurulu bir takim cik . cheers mate! .Aksanlariyla gorunumleriyle herseyiyle tamamen ingiliz.
sonra ulan bunlar nerden geldi kanada'da ingiliz ne arar sorusunu sorup 0.5 saniye icinde ulan ben de turkum ben ariyorsam onlar da oyle diye kendi kendime cevapladiktan sonra insanlari su bak iyi oynayabilir , bunda is yok diye tasnif ettim.sonra maca baslandi.DAha dogrusu insanlar birbirini tekmelemeye basladi.Coed (kizli erkekli karisik demek) bir ligde oynamama ragmen kizlarin topu almak icin bastirip cat diye dizlerime tekme atmasi basta garip gelse de sonralari akdeniz erkegi olmamin geregi olan maskulen yonumu ortaya cikarip ben de ittirip kaktirdim biraz.Hatta kafasindan cekip kiz halinle gelip bana calim mi atican diye iki tane caktim ahu tugba gibi yere dustu dersem olmaz.cunku feminist arkadaslar sonra tepki gosterebilirler.Tabi ki kadin haklari onemli.
Mac guzel giderken aniden kosmaya calisinca yanimdaki herife carptim yuzum , boks ringinde rock'ye atilan yumruktan sonraki 3 bucuk saniyelik rocky yuzu goruntusune burundu ama asil sorun o degildi.Anam ayagim dedim , kimse anlamadi zaten ayagimin ustune ters dustum o da incindi . llahtan o kadar yil kostuk top oynadik da ayagimiz en azindan guclu .Sonra oynamaya devam ettim ama bu sabah kalkinca aslinda baya bi burkuldugunu gordum.Ama simdi iyi en azindan bisey olmamis.
Bu arada maci da 2 - 0 kaybettik.Ingilizler yine yendi bizi.
Ahlaksizlar.

Etiketler:

posted by ilker, Perşembe, Nisan 21, 2005 | link | 0 comments |

iyi kotu

iyi haber coldplay sehre geliyor.
kotu haber mayisin 11'inde geliyor ve o gune benim stereophonics biletim var .
stereophonics biletine ebay yolu gorundu gibi ama dur bakalim.
Allah karetmesin sizi ayni gun gelinir mi , ya yaris mi yapiyorsunuz .

Etiketler:

posted by ilker, Perşembe, Nisan 21, 2005 | link | 0 comments |

annecim

Çarşamba, Nisan 20, 2005

Annecim british airways ile Haziran sonunda buraya gelecek.
Vizesini de aldi , ucak biletini de aldi .
Anne gelirken denizli'den efe kiyafeti getirir misin . Cok lazim oluyor burda.
.

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 20, 2005 | link | 0 comments |

Moby

Gecen aksam moby konserindeydim ,phoenix konser& dugun salonunda.Adam yeni seyler calip bilmedigim sarkilar soyleyecek bakip gelecegim diye dusunurken ,tam istedigim sarkilar geldi ,gerci ben why does my heart feel so bad de olsun istiyordum onu calmadi.Konser biletlerinin hepsi tukenmisti ama bence oraya bi 300 kisi falan daha kesin sigardi .Neye gore hazirliyorlar anlamiyorum ki , her insanin etrafinda 50 cm bosluk olmali gibi bi yasa var heralde.A yrica sahneden 10 metre otede ayakta dururken 1.5 dakika icinde tuvalete gidip gelmek , ya da a bira icelim hadi diyip gidip birayi alip gelip moby'e devam etmek nasil bir zevktir allahim ,mutluluktan aglaticak msin beni.
Neyse konserden donuste eve girerken posta kutuma baktim stereophonics biletim gelmis .Gelmisler o kadar gitmemek olmaz.British sea power , bright eyes , snow patrol , the killers , athlete ,oasis biletlerini aldim.u2 , gypsy kings , sarah mclahlan , jack johnson biletlerini almadim.

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 20, 2005 | link | 4 comments |

Japon bilimadamlari.

Pazar, Nisan 17, 2005

Buradan japon bilimadamlarina sesleniyorum.Kendi kendine temizlenen ve yikama gerektirmeyen tisort yapmaniz gerekiyor.Cok acil.Tisortlerimi yikamak istemiyorum.
Ya da japon bilimadamlari camasir yikayan temizlikci hanimlar da icat edebilirler , elektronik hanimlar mesela , gerci camasir yikarken su falan gelir elektronik hanim robotlara bozulabilir sonra.
Herseyi de ben mi dusunecegim , japonlar dusunsun.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 17, 2005 | link | 0 comments |

Uzay

Aksam ruya gordum , hayatimin en ilginc ruyalarindan biriydi.Simdi sirket beni uzaya gonderiyor .Uzayda bir goktasi varmis onlardan toplayip dunyaya getirmek gerekiyor.Bizim sirketteki is arkadaslarinin hepsini uzaya gonderip sirayla 2 ser tane goktasi getircek iste.Sonra diyolar oksijen 45 dakka yeter , hemen tutup geri getirceksiniz.Ayrintilarini falan anlatiyorlar , sonra ben bi ara su icmeye kalktim , geldim yine ruya devam etti , sabah amerika uzay calismalarina yine basliyormus onun haberini dinlemistim belki ordan etkilenmisimdir.
Sonra sirayla arkadaslari gonderiyorlar , bir de benim denizli'den guclu onur diye bir arkadasim vardi , o da sirada , diyorum sen ne yapiyorsun burda , o da goktasi toplamis sirasini savmis , diyo bak geri geri gel dunyaya o zaman daha rahat tasiyorsun taslari diyor.Sonra ben gidiyorum managerla konusuyorum , diyorum ben daha once hic uzaya gitmedim tam bilmiyorum ne yapacagimi diyorum , o da sorun degil cok kolay bunu yapmalisin , kontratta yaziyor diyor.Sonra sira bana geldiginde nasil korkmusum diyorum yanimdakine sen once git diye .sakalli bir herif gidiyor ,Boyle sirklerde insan firlatan seyler var ya onun icine sonra pat diye firlatiyolar bunu , bi nehirin hemen kenarina dusuyor , oluyor .Sonra program iptal oldu diyorlar .Ben uzaya gitmiyorum.
Ruyamda hicbir degisiklik yapmadim normalde bu kadar karisik ruyalar gormuyorum ama bu nedense ickiden mi oldu ,korktum gece gece .

Hayirdir insallah.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 17, 2005 | link | 0 comments |

Drum'n bass.

yine kapali pazar gunu .Bu insanlar hayatlarinin hepsini burda nasil geciriyorlar mayis geldi hala acik hava gormedik adam gibi .Bi dun guzeldi .Onda da amerikan tarzi yasam stiline uyup alisveris yaptim , aksama da cluba gittim.Hosuma gidiyor mu ? biraz :)
turkiye'den getirdigim eski cep telefonum bozuldu .Yenisini almak icin carsiya gittim , eger 3 yillik kontratla alirsan sana bedavaya veriyorlar telefonu.Yani 3 yil abone olucam diyip 160 dolarlik telefonu belese getirebiliyorsun.Ama 3 yildan once iptal edersen hattini , her kullanmadigin ay icin 20 dolar veriyorsun ki ben oyle yapsam ayni hesaba gelecekti.
Neyse kadina dedim abone falan olmuycam bana avrupa'da ve amerika'da calisacak en ucuz cep telefonunu ver.siemens M55 diye bir cep telefonum oldu , kenarlarindan kirmizi isiklar falan cikiyor.Yesil olsa daha hos olur muydu ki?

Sonra indirimden kendime pantolon aldim . Orjinal fiyati 76$ 'di ama indirimde 9 dolara satiyolardi.Eski fiyati silmeden yenisini yapistirmalarini gayet hakaret olarak algiladiysam da (eminim kimsenin umrunda degildir burda) 5 dolarlik seyi 76 dolara satip sonra vazgectik 9 dolara satiyoruz demek , aldim sonunda iste gri bir pantolonum oldu.
Aksam da sehrin en buyuk clublarindan birine gittik.Dresscode oldugundan mecburen gomlek giydim , aslinda arada soyle gomlek falan giymek fena olmuyor.4 katli devasa biryerdi.farkli muzikler caliyor , en hiphop calmayanina girdik , eglendik icki ictik , sonra ben dayanamadim dedim burasi cok skici baska yere gidelim , ondan sonra yine bildik barimiza gittik , franz ferdinand the strokes , britrock muzikleri esliginde gecemizi gecirdik.Gerci rock bara gomlekle gitmekle , club'a tisortle gitmek ayni hesaba geliyor biraz komik oldu ama ,nolcak.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 17, 2005 | link | 0 comments |

gercekler.

Cuma, Nisan 15, 2005

gercekler acidir , biber de acidir.O zaman gercek biberdir.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 15, 2005 | link | 0 comments |

Bugun.

Buzdolabindaki kusbasi eti al , guzelce hasla , sonra yesil biberleri kucuk kucuk kes , domatesleri dilimle , mantarlari kucuk kucuk dogra , soganlari bir guzel dilimle , gozler yasarsin , sonra uhu uhu agliyorum cok duygulandim diye kendi kendine dalga gec , sogani kizart , kizarinca once icine sebzeleri at , yag , cesitli baharatlar kat , icine azicik , domates sosu kat , hafif sarap dok , iyice pissin pissin , sonra kizarinca uzerine kapat , sonra yanina yogurt hazirla.Sonra mutfagi biryandan toplarken etin son kullanma tarihinin bir ay gecmis oldugunu farket , o guzel kokular icinde kizarmis , dana etini cope at , yogurdu once kasikla , sonra icine seker kat.aksam yemegi niyetine sekerli yogurt ye.
#@$%@#%@#!!!!

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 15, 2005 | link | 0 comments |

Çarşamba, Nisan 13, 2005

Weather Ankara 8...24 C // Barcelona 10...19 C //Madrid 4...21 C //Pamukkale 6...20 C// Toronto 3...9 C

Hangisi ?

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 13, 2005 | link | 0 comments |

Stereophonics

1 dakika 23 saniye once stereophonics biletimi aldigim gibi cebime koydum.dersem olmaz cunku internetten aldim.Stereophonics'i bilmeyen insanlar , onun ingiliz gruplari icinde gayet normal bir grup oldugunu dusunebilirler.Hatta stereophonics'i bilen insanlar da onun ingiliz gruplari icinde gayet normal bir grup oldugunu dusunebilirler.Aslinda ben de stereophonics'in ingiliz gruplari icinde gayet normal bir grup oldugunu dusunuyorum.Ama oyle degil.Hepimiz yaniliyorsunuz.Maybe tomorrow.

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 13, 2005 | link | 1 comments |

saka

Salı, Nisan 12, 2005

Tanri daglari yaratmis, söyle bir bakip :
"Mükemmel oldu" demis.
Agaci yaratmis, bakmis ve :
"Çok güzel oldu" demis.
Hayvanlari yaratmis :
"Of, süper oldu elime saglik" demis.
Erkegi yaratmis :
"Heyt be, budur iste" demis.
Kadini yaratmis...
...biraz durmus...
...sagina bakmis...
...soluna bakmis...
"Neyse bu da makyaj yapar artik naapalim" demis.
:))
saka saka öyle dememis, Biri sustursun sunuuuu!!!!'' diye bagirmiss.....
saka saka.

Etiketler:

posted by ilker, Salı, Nisan 12, 2005 | link | 0 comments |

dunya barisi

Dunya barisinin saglanabilmesi icin birkac cozum onerim var.Mesela dunyada herkes ayni anda bilincini yitirebilir.Ya da dunyadaki herkes psikolojik yardim alabilir.
Iki cozum onerim de gerceklesirse yuzde yuz basari.bekliyorum.
yasasin dunya barisi.
yasasin ben.
yasayim ben.

Etiketler:

posted by ilker, Salı, Nisan 12, 2005 | link | 0 comments |

From home to work.

Pazar, Nisan 10, 2005

I commute everyday , and it takes at least 1 hour and 10 minutes.
But google thinks it's only 23 Minutes. Thank you google.So nice

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 10, 2005 | link | 0 comments |

Cuma ctesi pazar , don de arkana bak

Tatil donusunun ilk haftasonu.Biraz kotu basladi cep telefonumu isyerinde unutmusum.Ailemi arayacaktim onla kart aldim baktim cep telefonum yok cebimde.
isyerinde mesaj gondermek icin cikarmistim , orda kalmis napalim.
Cuma aksami sinemaya gidip sin city izledim.Ilginc bisey olmus , gerci artik sinemaya gidesim gelmiyor.Onun yerine biyerde oturup biseyler icmek daha zevkli.
Zaten gun boyu oturuyorum.Bi de gece cikip biseyler izlemek guzel olmuyor.



Ondan sonra ctesi gunu superdi , arkadasim bedava beyzbol maci biletleri bulmus onu getirdi.Stadyumun en guzel yerinden oturup 3 saat beyzbol maci izledik.



Beyzboldan anlamiyorum ama yine de oyuncular kosarken bagirmak bayagi iyi geldi.Gereksiz yorumlar yapip bak bunun boyu kisa kesin vurcak, bu top daa gider bu gider diye hicbir teknik terim icermeyen yorumlar yaptim.28 bin 751 kisiyle beraber mac izledim.Izledigim de gecen yilin dunya sampiyonu boxton red sox'du ama cok skici bir oyun ya vay at tut bilmem ne.


Sonra ordan ciktik , kensington markete gittik .Pasta borek aldik , meyve aldik.Ikinci el kiyafetler denedik 70 li yillara geri donduk.Sonucta hicbirsey satin almadik tabi.Ordan chinatown'da ilginc cin yemekleri yedik.Noodle soup ictik.Ordan arkadasimin evine gittim.Evde votka ictik yoksa para yetmiyor barlar cok pahali.Aslinda cok pahali degil de , biz gidince cok iciyoruz.Sonra little italy'de mod club diye biyer var oraya gittik.Britrock muzigi blur esliginde hopladik zipladik.Ordan cikip gece pizza yedik .Sabah 4 'de geri dondum.
Bugun 2 'de kalktim.biraz gec kaldim tabi.Sonra Alan geldi, dun bedava biletleri bulan benim yakin arkadas , ingiliz , cafenin birine oturup sandvic yedik , sonra yuruduk bol bol , sincaplarin fotograflarini cektik . Ben ona ulan siz ingilizler tum dunyayi mafettiniz . heryeri isgal ettiniz , gunes batmayan imparatorlukmus kicimin imparatorlugu diye kufrettim . sonra o da bana kufretti.Gulustuk.Artik saglam muhabbet edilcek rahatca geyik yapacak arkadaslarim olduguna cok seviniyorum ya.
Neyse ordan super hormonlu cilek aldik yoldan.Ama bu kadar hormonlu cilek yok.Bende bunyemde bile daha az hormon vardir.Bu kadar kocaman kirmizi ve super kokan cilek olur mu ya .Yarim kilo cilek ama saysan 5 tane falan.Allahsizlar herbirini tek tek mi ignelediniz diye dusundum ama kimseye soylemedim.Sonra Alan'a donup ulan siz allahsiz ingilizler olmasa dunya bu kadar karisir miydi lan diye yine takildim.O da biz birinci dunya savasini nasil kazandik dedi.Ben de dedim , biz almanlar olmasa sizi napacagimizi biliyorduk ama almanlar yenildigi icin biz de yenilmis sayildik dedim.Tabi anlamadi.
Daha sonra toronto universitesi'nin kampusune gittik cimlerde gelen gecen insanlara bakip yorum yaptik.Sonra yuruye yuruye queen street weste gittik orda ucuz yemek bulalim diye , ama hersey cok pahaliydi .Sonra allah bu uzakdogululardan razi olsun yine uzakdogulu bi restorana girdik kore miydi neydi , yedik biseyler biseyler , sonra bunun yarina sunumu varmis isyerinde, ben gidiyorum dedi.Ben de dedim siz ingilizler olmasa bugun dunya bambaska biryer olur , herkes mutluluktan catlardi dedim.Ama kufur etti.Kafasina vuracak bir sopa gibi birsey aradim ama bulamadim.Simdi turk imajini sarsmak dogru olmaz.Yurtta sulh cihanda sulh.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Nisan 10, 2005 | link | 0 comments |

bira

Cuma, Nisan 08, 2005

ogleden sonra eve gelip , havanin kararmadigini gormek ,
sonra dolaptan bira cikarip icmek dunyanin en buyuk zevkidir.
Bu arada papa oldu ,dag gibi adam .Hayat kisa , bak papa bile oluyorsa ,
ki adam o kadar yani onemli.Demek ki herkes olecek.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 08, 2005 | link | 1 comments |

12.5 Derece

utkan kurucunun bir yazisini copy paste etmek istiyorum.

utkan kurucu:
Selam millet ben kimsenin bilmediği bazen kendimin bile unuttuğu Utkan Kurucu.Hayatımda yanlış yapmadım... İlgi alanlarım çok azdır ,ne bileyim müzik , resim , içki , kadınlar ,sinema filan yani ... Haa bir de benim Hede amcamla Huda Teyzem var.Bunlar yazın güneşe 12,5 derece açıyla bakarken cebinde çıkardıkları pamuklanmış çekirdekleri yiyerek öldüler.Ben bundan sonra böyle oldum.

Blogger budur.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 08, 2005 | link | 0 comments |

Hersey degismis ya...

1 Hafta yoktum , nerdeyse hersey degisti.Artik quality assurance , high availability management takimindayim.Disastery recovery'le ugrascam.Neden benim takimin ismi de , soyle kisa anlasilir bisey degil ,ben insanlar ne is yapiyorsun diye sorunca neden hedeyim diyemiyorum da en az 5 dakika sunu yapiyorum bunu yapiyorum diye anlatmak zorunda kaliyorum ?
Bilgisayarlarla tanismam cocukluguma dayanir gibi bir cumle asla kuramadim hayatimda.Cunku cocuklugumda arkadaslarimla disarda top oynadim , gezdim eglendim.Bilgisayarla tanismam lise 3'de oldu o bile tam olmadi.tum yil sadece internette gezindim.Ilk kodumu da ilkokul 4 de degil universite 1. sinifta odev verildigi icin yazdim.Bilgisayarlara ilgim universiteden once hic olmadi.Universite sinavindan aldigim sonuc cok iyi oldugundan boyle birsey yaptim.Neyle karsilasacagim hakkinda en ufak bilgim yoktu.Tanidigim bilgisayar muhendisi yoktu.Bilgisayar muhendisi ne yapar onu bile bilmiyordum.Gerci bilsem bile suan o isi yapmiyorum.memnun muyum ? Evet.Herbiseyi biliyor muyum ? Hayir. Bilgisayarinizi tamir edebilir miyim ? Hayir. Bilgisayar acilirken kitleniyor , neden mi oluyor ? Git tamirciye sor. Bilgisayar muhendisi olmak zor mu ? Bilmiyorum , unvanim o olsa da hayatimda hic bilgisayar muhendisligi yapmadim. Bidi bidi bidi bidi mi , bi de zor mu ,su soyleymis bu olur mu ? Olmaz , bu dunyada herkes herseyi yapabilir. Bilgisayar muhendisliginde aldigin egitimi kullaniyor musun isinde ? Egitimi kullaniyorum ama bilgiler o kadar da isime yaramiyor.Sadece veritabani dersini veren hocamin ellerinden opmek istiyorum.BB almistim zati.Eh iste.Yaptigin isi seviyor musun ? Evet. Universiteye hazirlanan genclere ne tavsiye edersin ? Bir kiz arkadasi bulsunlar. Sence tavuk mu yumurta mi ? Omlet .Yurtdisinda yasamak nasil ? Guzel , ama benim icin yurticinde yasamak da guzeldi.Aslinda yasamak guzel. Cok para kazaniyor musun ? Ne kadar kazandigin degil ne kadar harcadigin onemlidir.
Bir adaya dussen yanina alacagin 3 sey nedir ? 2 sise meyveli gazoz , 1 sise sprite.
Tesekkur ederim.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 08, 2005 | link | 0 comments |

La Habana , Cuba

Hmm ,
simdi nerden baslasam diye dusunuyorum anlatmaya . O kadar cok sey var ki , sanirim 2 saatim bilgisayarin basinda yazi yazarak gececek.Ayrica nasil olsa babam ayrintili bir aciklama bekler benden.Ondan ayrintili bisey yaziym.29 Mart Sali gunu sabah saat 9.55'de Kuba havayollarina ait airbus bilmemkac turu ucakla toronto'dan ayrildim.Sokakta hala kar kalintilari vardi .Hava da 2 derece falan.Kalkista aha bu ucak kesin duser bak yamuk gidiyor diye stres yaptiysam da birsey olmadi , Saat 1.15 gibi Havana Jose Marti Uluslararasi havaalanina indik Uluslararasi ama gordugum en kucuk uluslararasi havaalaniydi.Herneyse kubaya gitmek icin turklerden vize istemedikleri icin bana verilen turist kartini ve pasaportumu siki siki cebimde tuttum.Ucaktan indigimde tek hissettigim sey nemli ve sicak hava oldu.Sonra kubaya giris yapmak icin kontrol noktasina ilerledik.Sonra mini etekli ama askeri kiyafetli bir kadin buraya gecin dedi .Hickimse ingilizce konusmadi.Sonra pasaporta bakan kontrol gorevlisi , aslinda asker mi bunlar yoksa devlet memuru mu anlamadim soyle asker yesili kiyafetleri vardi ama gumrukte asker ne arasin.Neyse kadin cok iyi davrandi .Buraya cok turk gelmiyordur heralde dedim , o da yok aslinda var gelen oluyor arada gibi bisey dedi . cok anlamadim.Sonra dzzzt diye onumdeki kapi acildi ve fidel castronun yonettigi sosyalist karayip ulkesine adimimi attim.10 saniye sonra bir asker durdurdu.Nerden geliyorsun dedi.Kanada dedim . Napiyosun kanada'da dedi.Calisiyorum dedim.Sonra iyi gec dedi. Sonra parami uzerinde jose marti resmi olan kuba pesolariyla degistirdim.Sonra cikisa dogru ilerliyordum ki kadinin biri bidakka dedi.Kuba'da tanidigin var mi dedi , yok dedim . Kimseye hediye getirdin mi dedi hayir dedim.Sonra tamam dedi.Artik ciktim havaalanindan yine herifin biri bidakka dedi.Ama taksi lazim mi diye soruyomus.Neyse 4 kontrolden sonra havaalanindan ciktim . Orda beni kalacagim otelden biri karsiladi.Sonra bi otobuse bindim .Otele dogru yola ciktik.Ben bu klasik amerikan arabalarini sadece havana'nin merkezinde uc bes tane falan sanirdim.



Megerse tum yollar caddeler eski araba doluymus ya , Yolda otostop cekenler , ogrenciler falan vardi.Tamam ulasim parasiz ama , goturecek arac olmayinca pek bir anlam ifade etmese gerek.Herneyse gunun sonunda kendimi bok gibi hissediyordum.Gittim odama yattim.Allahtan otel guzel biyerdi de onda sorun cikmadi.sonra aksam yemegi 7'de yedim.Sonra 9'de yattim .Obur sabah 11'de kalktigimda dunden geriye bisey kalmamisti.Sonra oturup napicam ben simdi diye dusundum .Okyanusta yuzmedim hic bunu yapmam gerek diye hemen kostum kostum . Okyanusun pek soguk olmayan sularina atladim.Sonra yuzerken yasli bir kubali gelip burda kopekbaligi olabilir mi diye sordu.Ulan ben nerden biliym senin memleketin.Beni de paranoya yapti , ondan sonra ciktim geri dondum.



Tek basina tatile cikmak aslinda cok riskli bir is .insanlarla tanismak kolay olsa da kendine uygun arkadas bulamassan canin cok skilabilir.Ilk gece oyle dusunmustum ama ikinci gun bussuru insanla tanistim.Amerikan vatandaslarinin kubaya seyahat etmesi yasak oldugu icin hic mi hic amerikan gormedim.Heryerde kanadali italyan , ispanyol ve latin amerika'dan gelenler vardi.Hatta otelin buyuk cogunlugu italyandi .Ve garsonlarin cogu italyanca konusuyordu.Nerden gelmis bu italyanlar .. Iste bussuru italyan arkadasim oldu.
Sonra ayni gun ogleden sonra la habana viaje --carsi iste, sehir merkezi,taksim , kizilay gibi.-- 'ye gitmek istedim.Yolda heryerde sosyalizmi seviyoruz , yasasin che ,sosyalistler olmez vatan bolunmez gbi panolar falan vardi.

Havana'nin merkezine gelince o kadar fotograflarda gordugum herseyi onumde gorunce mutluluktan aglayasim geldi.Ama aglamadim.Aslinda aglayasim gelmemis de olabilir.Havana'nin ara caddelerinde tur atmak icin adimimi attiktan 4 saniye sonra biri geldi , ispanya'dan mi geldin dedi . Hayir deyip devam ettim ben yola , sonra italya dedi.Hayir turkum ben turkiye bilir misin dedim.haaa istanbul dedi.Sonra biraz konusunca amacini anladim puro satmaya calisiyormus.bu arada kubada puro satislari diger hersey gibi devlete ait oldugundan , oyle tek tek satmak yasak.Ama daha ucuza bulunuyor.Sonra ben puro istemiyorum deyince . Cok guzel kizlar var seni tanistiriym mi dedi.Ben de yok dedim guldum , ben kendim tanisirim ...



Sonra havana'nin unlu ara caddeleri , mukemmel mimariye sahip binalari derken muzelere geldi sira .Devrim muzesine girdim , 2 dolar giris parasi verdim.Isgucu cok ucuz oldugundan , muzenin her odasinda bir kisi bekliyordu.hatta muzede toplam 60 kisi falan calisiyordu heralde.Bol bol che fotografi , fidel ve jose marti resimleri gordukten sonra che'nin bindigi ve kubaya devrim icin onlari tasiyan tekneyi , su mataralarini , cantalarini vsvs ilginc seyleri gordum.yola devam ettim.
Havana'da toplam 2 milyon insanin yasadigini ve bunlarin 300.000'inin polis oldugunu soyledi biri.Gercek anlamda havananin her caddesinde bir guvenlik gorevlisi bekliyor.


Turizm kuba icin en onemli gelir kaynaklarindan biri , ve bunu kaybetmek istemiyorlar hic.
Che guavera ve fidel castro zamaninda kuba'nin geleceginin , gida sektoru , turizm sektoru ve biyokimya uzerine kurulmasi gerektigini dusunmusler planlari ona gore yapmislar.O yuzden bu alanlarda cok titizler . Hatta turistlere o kadar deger veriyorlar ki , nerdeyse ozel mulkiyetlere girip fotograf cekebiliyorsun. ayrica aids arastirmalarinda kuba cok iyi bir seviyede falan.
Neyse sokaklarda bol bol fotograf cekip geri dondum otele.30 dakikalik yolculukta da , taksicilere sistemi soruyorum.nasil memnun musun falan diye .Kimi iyi diyor kimi bilmem diyor.Parasiz egitim , tasima (taksiler parali tabi) , saglik ve tum devlet servisleri olunca , insanin hosuna gidiyor.

Ancak boyle seyler devlet icin sadece gider oldugundan , kendi parasini bile karsilayamadigindan durumlari cok iyi degil.Otobus olmadiktan sonra ulasim parasiz iste.Taksiciler genelde durumdan cok sikayetci degildi.Hatta benim konustugum devrimi yasamis bi herifti.Bir daha olsa burda herkes yine silahlanir gider. Kuba bu diye biraz ovundu .Peki dedim fidel olunce nolcak ? Soyle bakti.Bisey olmaz dedi . Nasil olsa kardesi var , ayrica kabinedeki herkes onun gibi dusunuyor.Tabi cin kuba'dan destegini cekmedigi surece , ve amerika da ben giriyorum suraya demedigi surece pek bisey degisecegini sanmiyorum.




Sonra aksama tekrar okyanus , sakin sessizlik , kumsalda anlamsiz fotograf cekmeler , yuruyus , aksam yemeginde garip baliklar.Aksam yemegini ingilizce ve ispanyolca bilmeyen italyan bir muzisyenle yedim ama nasil anlastik hala hatirlamiyorum.
Neyse gece deli gibi rom + kola (cuba libre) iciyorum.O gun disardan aldigim puroyu da icme zorunlulugu hissettim.Tabi ki puro tecrubesi ve kulturu denilen sey bende olmadigindan , ve puroyu baslayinca bitirmem gerektigini dusundugumden .Kocaman seyi 45 dakka fup fup diye ictim.sonra yarim saat oksurdum.Ama kuba'dayiz puro icmessem kendimi affetmem.
Sonraki gun.Ve diger sonraki gun ve diger sonraki gun.Birbirine cok benziyordu.Sabah kalktim 10 civarinda , sonra 8.30 10 arasi olan kahvaltiyi kacirdim her seferinde.Sonra yuzmeye gidip . Ogle yemegine geri dondum.Ogleden sonra birilerine takilip havana'ya gittim.Gezdim , insanlarla konustum.Aksam uzeri otele geri dondum.Aksam yemegi oncesi birdaha yuzdum.Sonra yemekte , balik , sarap salata ondan sonra gece salsa danseden insanlari izle , kanadali insanlarla muhabbet et.



Her havanaya gidisimde ne kadar polis guvenli olsa da insan kendini biraz huzursuz hissediyor.Ortalama bir kubali ayda 12 dolar kazaniyor.Sen cebinde 150 dolarla , ve 400
dolarlik fotograf makinanla , yuruyen bir servet gibisin.Acaba neden bana saldirmiyorlar diye az dusunmedim.Ama ya bu konuda yasalar cok agir.Ya da kubalilarin bu konuda
bilinci gelismis.Bir kac kere ara sokaklarda kayboldum.Hemen bisiklet taksilere atladim geze geze beni geri goturdu merkeze.
Ne diyordum , paran kubaya gore cok fazla oldugundan , herhangi barda da oyle karsilaniyorsun.Bara gittigin anda etrafina bussuru kizlar geliyor . Bana icki ismarlar misin
diye , bussuru herif nasil havana'yi sevdin mi , gel kizlar var cikalim dolasalim disari falan diyor.Kuba'nin sorunlarindan bir tanesi de seks turizmine donusmeye baslamis
olmasi.Paralari cok ucuz oldugundan , 1 gecede 4 aylik gelir sahibi olma olanagi bircok kizi farkli isler yapmaya itiyor.Tabi ki parali seksin her turune siddetle karsi olan biri olarak buna katkida bulunmadim.Ama bussuru insana bira ismarladim mi , evet :)
Gunler ilginc tarihi binalari gezerken bitti iste . Aslinda cok daha yazilacak sey var ama , herseyi burdan ogrenirse insanlar , sonra bana anlat bakalim nasildi diye sormazlar.Ben de bunu istemiyorum.Ha bu arada en cok icimde kalan olay , aslinda bu biraz da aklima geldi , simdi dedim ben kuba'dayken ne olabilir ? Fidel olebilir ki o olurse heryeri kapatip muzigi , yuzmeyi disari cikmayi ve herturlu aktiviteyi yasaklayip , bizi postalarlar geriye , tam bir facia olur.Amerika saldirabilir az da olsa , o zaman da savas cikar bizi yine geri postalarlar.Ya da onemli biri olebilir ama dunya kuba'nin pek umrunda olmadigindan pek bi etki etmez diye dusunmustum.Tam son gece havana'daki en guzel cafelerden cafe cantante'de buena vista social club'i izleyecektim ki , papa oldu. Cat 3 gunluk yas ilan edildi.Konser iptal oldu.Hayir cok moralimi bozmadim cunku herhangi bir barda calan her grup buena vista'dan birseyler caldi ve en az 100 bin defa dinledim ama orjinal uyelerinin birkacindan dinlemek daha ilginc olabilirdi.Ayrica buena vista social club'in ismi buena fe miymis oyle birseymis.
Bu arada toronto ve montreal arasindaki farki tekrar gordum , toronto'da tamamen amerikan duzeni icinde yasayan toronto'lular tabi ki tatilde meksikaya clublara giderken , fransizca konusup guzel saraptan yemekten ve konusmak hoslanan avrupali montrealliler kuba'ya gelmis.Aslinda sansim olsa orda yasamak isterdim ama , secenegim yok tabi ki.
Herneyse iste daha bussuru bussuru birseyler yaptim , gezdim dolastim insanlarla konustum.Kubali bir esnafla konusurken turkiye'deki arkadaslarimdan bazilari sosyalizme cok
sempati duyuyolar diyince herif , sosyalizm o kitapta okudugunuz sey degil , onlar buraya gelsin yasasinlar burda ondan sonra konussunlar dedi.

Tabi ki ne kadar sevimli sirin ilginc isleyen bir sistem olsa da sosyalist sistem , sadece onu sevenlere yariyor.Kuba'da yasayip apolitik olmaniz , anti fidel olmaniz demek.demokrasi tercih edilir.Sonra iste birsuru puro aldim sarap aldim , kuba tisortu aldim , ilginc seyler ogrendim , italyan ve montrealli inanilmaz eglenceli insanlarla tanistim.Super bir tatil oldu.Geriye de bindigim ucagin aynisina binerek dondum.Carsamba aksami.8 gece 9 gunluk.Kuba kultur zevk ve eglence gezim bitti.
Bu kadar.
Hmm.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Nisan 08, 2005 | link | 10 comments |

pictures

Çarşamba, Nisan 06, 2005

I have spent all my 512 MB and 256 MB Cards .I have taken like 500 pictures at least . since I'm not able to put them all on net , just put the selected ones .
my photoblogger.

http://ilkerenderphoto.blogspot.com

I am still so tired.
I hate airplanes , I hate airplanes' wings , I hate even jefferson airplane

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 06, 2005 | link | 0 comments |

back home.

Cigars , playas del este , la plaza de la revolucion.
Let's see what we've got here , and then I'll write it all.
so tired.
I hate planes.I thought the engine was going to fail.hrrr

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Nisan 06, 2005 | link | 0 comments |