<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=8381728&amp;blogName=Tamamen+sa%C3%A7mal%C4%B1k&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLUE&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Filkerender.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Filkerender.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Tamamen saçmalık

web | photoblog.| | subscribe!

Bilinmeyen Sarki Yarismasi,

Salı, Aralık 27, 2005

1999'da cikisli bir single dinliyorum sabahlari ogleden sonralari ve aksamlari.
Araya araya zor buldum ismini .Ama bunu benden once bilen birsuru insan vardir diye dusundum ve yeniyil yarismasi da soyle birsey oluyor .
Hergun siteye giren yaklasik 45 kisi var , bunlardan bu sarkinin ismini ve soyleyeni comment
olarak ilk yazanin adresini alip yilbasi karti gonderecegim.
Muzik dinlerim herseyi de bilirim derseniz buyrun ; ilgilenmiyorum derseniz bile sarki gercekten cok basarili oldugundan cok seveceksiniz.sanki radyoda calmisti bu.
sarkiyi bilin :
bilinmeyen sarki.mp3(sag tikla hedefi farkli kaydet)

ipucu : avrupa'nin kuzeyindeki kentlerin birinden cikmis bu.

Etiketler:

posted by ilker, Salı, Aralık 27, 2005 | link | 23 comments |

Kanada vs Ispanya

Pazar, Aralık 25, 2005


Eger esekler gibi calismayi cok seviyorum ve hayatimin geri kalanini calisarak ve yilda 2 hafta izin alip biryerlere tatile giderek gecirmek istiyorum derseniz dogru secim kuzey amerika olabilir.Sistemin icine girdiginizde elinizi kolunuzu tamamen baglayan ve o kadar ozgurluk icinde sizi hapseden birsey bu.Kredi karti aldiginizda baslar , biraz kullandiktan sonra limitinizi artirirlar sonra arayip , paraniz yoksa bile para cekmek ister misiniz derler.Manyak miyim param yoksa param yoktur kredi karti da bunun icin daha ne para cekiym.
Eger duzenli bir isiniz varsa cok cok az da bir birikiminiz varsa kendinize bir araba ya da bir ev almaniz isten degil.Isin kotu yani da bunun kolayligi.
Mesela eger 10 bin dolariniz ve duzenli bir isiniz varsa yarin gidip 300 bin dolarlik bir ev satin alabilirsiniz.25 yil vade ve %bilmemkac faizle.Enflasyon dusuk ekonomi duzenli oldugundan , yarin gidip 120 ekran bir televizyon alip odemelerine 2007'de baslayabilirsiniz.Ya da gidip 80 bin dolarlik km basina 10 litre benzin yiyip cevreyi mahveden ama absli , koltuklari isitmali ve arka koltuklarinda dvd calar olan bir jip alip dunya kaynaklarini daha hizli kullanabilirsiniz.Tanidigim bazi insanlar gelecek 15 yillarini mortgage/araba borcu/baska borc odeyerek gecirecekler.Bu da sehirden ayrilamazsiniz , is degistirirken stres olursunuz , isten cikarilacagim diye stres olursunuz demek.Buyuk sirketlerde acima yoktur hic , ilk performans dususunuzde "ah sen 17 yildir bu sirket icin calisiyorsun hakkin var" demeyip ikinci sans da vermezler , isten atilirsiniz.Insanlar tek basina yasamayi sever , en cok kendilerine onem verir ve kari koca olarak bile birbirine yeterince yakin degildir (istisnalar var tabi).Komsuluk bilinci yoktur . Son 14 aydir birbirine bakan kapilarimiz arasinda 2 metre olan karsi komsumun adini ve ne is yaptigini bilmiyorum.Aslinda 20 katli ve her katta 8 daire olan bir binada toplam 1 kisiyle 2 cumleden ote konusuyorduk , o da muslumanim diye konusuyordu galiba , icki magazasindan gelirken de kucagimda agzina kadar dolu ve nerdeyse patlayacak bira sarap ve vodka torbasini gordugunden beri o da selam vermiyor.Boyle birsey.Ama bircok sey senin hayat kalitenin artmasi icin duzenlenmis , trafik sistemi mukemmel , yilda toplam cinayet sayisi istanbul'da 1 aydaki kadar ve hala da sehrimiz cok tehlikeli bir hal aliyor diye onlem alinir , ne bileyim tatile cikilan 2 haftada da gercekten tatile cikmis olursunuz.Maddi yonleri cok kuvvetli bir yasam.
Ispanya ise ben esekler gibi kasamam ama rahat guzel ve huzurlu yasamak istiyorum diyenler icin.Sakin calisma saatleri , daha az stres.***Siesta , her oglen gidip uyumak.Insanlar Kanada'da isten cikip eve giderken , ispanya'da isten cikip disari cikarlar.Garip ama yolda insanlarin sokaklara tukurmesi bile Turkiye'yi cagristiyordu . Sanki Refah duzeyi yuksek turkiye . Ama cok cok para kazanilmiyor tabi o yuzden hayatinizi para birikitirip para odeyerek gecirecekseniz kanada'ya gitmeniz lazim.
ben ikincisini sectim ama daha olmadi
ne bileyim.

***aslinda ogo ispanya hakkinda daha cok bilgi verebilir.ben toplam 3 hafta kalmis bir ziyaretci olarak tahminlerimi yazdim

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Aralık 25, 2005 | link | 7 comments |

Site istatistikleri

Cuma, Aralık 23, 2005

Sekilde blogun istatistikleri gorunuyor.
Renklerin ne anlama geldiklerini soylemeden once birkac saniye dusunmenizi istiyorum bunun hakkinda.sadece rakamlara bakin . tahmin etmeye calisin bu ne olabilir .
....

Tamam . bu sekilde websiteme son 2 haftada giren insanlarin sitede kalma sureleri var. Sari kisim 1 saatten fazla kalanlari , turuncu kisim 1 saatle 20 dakika arasinda kalanlari ,orda gorunmeyen %0.0 lik kisim 5- 20 dakika arasi kalanlari .
Bej renkli kisim 5 dakika ile 10 saniye arasinda kalanlari belirtiyor.Yesil kisim ise sitede 10 saniyeden az kalanlari gosteriyor.Hayir bu kadar kotu mu , insanlar 10 saniyede 100 metre kosuyorlar siz bir su guzelim yazilari okumuyorsunuz.Bu arada bu yaziyi okuduysaniz zaten 10 saniye doldu.Kapatabilirsiniz pencereyi.Bej kismi dolduralim biraz.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Aralık 23, 2005 | link | 10 comments |

Last.fm



Daha once yazmistim , ama bu kadar kullandiktan sonra tekrar yazmak istiyorum.
Bir bilgisayariniz var, muzik dinlemeyi seviyorsunuz.Ama adam gibi birseyler dinlemek istiyorsunuz.Hep ayni seyleri dinlemekten de skildiniz.
http://last.fm tam bu ise yariyor.
ne tur muzik istiyorsaniz o tur caliyor , o kadar cesitli caliyor ki birsuru favori sarkiciniz oluyor.Indireceginiz kucuk bir program media playeriniz'da ya da winamp'inizde dinlediginiz sarkilarin isimlerini bu siteye gonderiyor.Olusan gercek zamanli muzik listelerini de ulkeye gore ayirip suan Turkiye'de insanlar en cok ne muzik dinliyorlarmis sorusunun cevabini buluyorsunuz.Gercek insanlarin gercek muzik listeleri.
Isin daha guzeli , bu muzik listelerinden istediginizi dinleyebiliyor yeni buldugunuz bir sarkicinin /grubun en unlu sarkisi hangisiymis , en cok insanlar ne dinliyorlarmis onlari da goruyorsunuz.
sonra gruplar kuruyorsunuz , paylasiyorsunuz , daha cok ogreniyorsunuz.

bu arada burda 4 gun tatil . Sevgili ailemin ve babanemin christmas'ini kutlar ellerinden operim.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Aralık 23, 2005 | link | 1 comments |

This aggression will not stand , man !

Pazar, Aralık 18, 2005

Bu filmi tami tamina 12 kere izledim.(7 kere turkce dublajli , 3 kere turkce altyazili , 2 kere tamamen ingilizce) Ilk izleyisimde komik ya da ozel bir film oldugunu dusunmemistim.12 kere izlememin nedeni anlamamam da degildi . Her seferinde farkli birsey buldum.Sinema tarihinin en kult filmlerinden bir tanesi oldugunu , adina kentucky'de her yil festival duzenlendigini ve yuzbinlerce hayrani oldugunu duyunca cok da sasirmadim.
Bu film hayatimda izledigim en iyi bes filmden biri.Turkce dublajli hali de en az orjinali kadar basarili.En basarili soundtrackler arasinda gosterilen film muziklerinin en guzeli bob dylanin sarkisi "the man in me" .
Evet bu filmi izlemelisiniz.
Donny: Phone's ringing, Dude.
The Dude: Thank you, Donny.

Etiketler:

posted by ilker, Pazar, Aralık 18, 2005 | link | 8 comments |

Metin Senturk

Cuma, Aralık 16, 2005

IBM Kanada Ltd sirketinde Toronto yazilim laboratuvarinda kor bir adam var.Iki kat asagida duruyor.Ben is cikisi otobus beklerken onumden gecti birkac defa .Aslinda ne is yaptigini bilmiyordum.E adam tamamen kor oldugundan cok bir secenegi yok .bir yazilim laboratuvarinda kor olunca hic secenegi yok , belki telefon operatorudur falan diye dusundum ama telefonlar da ip-phone , operator gerektirmiyor.
Cok defa gordum ama gidip "amca senin gozlerin gormuyor , burasi da yazilim labi , bilgisayar onunde calismayan kimse yok , afedersin sen napiyorsun burda ?" denmiyor tabi.Bir gun arkadasimla konusurken konu ona geldi. Kiz o benim manager'im dedi. Durdum , bi dakka bu adam senin mudurun mu ? yani senin yaptigin isi kontrol eden ve rapor verdigin insan ? Ustune bir de projeleri hazirlayan ustlerine ve size sunumlar yapan kisi ?- Evet 12 kisilik bir takimi var benimle birlikte dedi arkadasim.
Dusundum dusundum aklim almiyor hala , ben normal bir calisan olarak gunde en az 30 email aliyorum.Mudurler en az 70-80 , arti bana gelenlerin bir kismi da mudurlere ccleniyor .Eklesen 100 tane email , arti yonettigin takimin yazdigi kodlar , presentation yapman gerekecek diger mudurlere , sonra toplantilar , sonra kagittan okumak , bilgisayar onunde en az 8 saat , bu nasil birseydir.Ya da en basta bu isi nasil buldu , ya da gormeden bilgisayar nasil kullanilir , o kadar cok sorulacak sey var ki ..Gerci arkadasimin "mudure gorunmeden kacayim" olayi yoktur heralde , nasil olsa mudur gelip elle yoklamadigi surece senin orda oldugunu anlamiyor.
Eger benim yeterince sansim yok , elimde degil , imkanlarim yetersiz ya da yapamiyorum diyorsaniz , size iki gozunuz oldugunu hatirlatiyor , iyi gunler diliyorum.

Etiketler:

posted by ilker, Cuma, Aralık 16, 2005 | link | 4 comments |

Houston , we have a couple of problems

Pazartesi, Aralık 12, 2005


Hmm, birkac yeni birsey var.
Sacimi kestirdim , bok gibi oldu , bunda buyuk pay aslinda benim , sen git arkadasindan sacini kesmesini iste o da kessin sonra da pisman ol.Neyse kesilen sacin yerine yenisi cikar ama kesilen kolun yerine bisey cikmaz - sokullulu mehmet pasa miydi kimdi o adam da , annem de tarih ogretmeni benim.
Ben iki parmak ucundan kesiver dedim kiza , nerden bileyim kizin parmaklari o kadar buyukmus , bir daldi makasla , kestigi sacla 4 tane bebegin kafasina sac yapiliyor vallahi.Kendimi biraz kotu hissediyorum acikcasi su aralar.hic fotograf cektirmeyecegim karar verdim.

Onun disinda calisma iznimi aldim ama Kanada vizemin suresi doldu.Calisma izni sadece Kanada'da calismaniza yariyor , vize de sadece iceriye girmenize yariyor.Yani eger vizenizin suresi dolmussa(bkz :ben) eger Kanada disina cikarsaniz geri donemiyorsunuz sizi iceri almiyorlar.Isin daha da ilginci Kanada vizesine Kanada disindan basvurmaniz gerekiyor.E tabi bulundugum koskoca kitada toplam 3 tane ulke olunca , geriye bir tek amerika'ya gidip ordan vizeye basvurmak kaliyor.ancak durum su ki , Amerikan vizem de gecti onlar da bana vize vermezler cunku Kanada'ya geri donus vizem yok.Son secenek olarak Turkiye kaliyor geriye , ama ben de son 18 ayda alacagim ikinci haftalik iznimi Ankara'da elcilikte gecirmek istemiyorum.Ayrica Kanada buyukelciligi bile olsa Turkiye'de olunca hicbelli olmaz , git muayene ol gel derler 1 ay sonrasina gun verirler sonra beni atarlar burdaki isimden o olur.
O yuzden simdilik pasaportumu Amerika'ya postayla gonderip basvurmak gibi atraksiyonlara girisecegim.Olursa da ocak sonunda denizli'ye gidecegim.Bence denizli turkiye'nin en yasanabilir sehri degildir ama bir siralama yaparsak biyerlere gelebilir.

Etiketler:

posted by ilker, Pazartesi, Aralık 12, 2005 | link | 7 comments |

Hayatin gercekleri serisi

Çarşamba, Aralık 07, 2005

Bolum arkadasim ve yurt arkadasim iyacp cok guzel yazmis hayatin gerceklerini.
Herkesin blogu olmasini istiyorum.Artik hickimse birbiriyle konusmasin sadece bloglara comment yazsin istiyorum.Boylelikle daha sessiz bir dunyaya kavusabiliriz.
ya da kavusamayiz.

Etiketler:

posted by ilker, Çarşamba, Aralık 07, 2005 | link | 5 comments |

Eye Bee M

Salı, Aralık 06, 2005



Bugun IBM Canada ltd sirketinde yeni isime basladim.
"Artik kendime ait bir ofisim , bir asistanim ve buzdolabim var " dersem atmis olurum tabi. Oldukca teknik bir ise sahip bir insan olarak sanirim hayatim boyunca bu sozleri soylemeyecegim ama suan da halimden pek sikayetci degilim.Son 17 aydan farkli hicbirsey yok , sadece pozisyonumun ismini degistirdiler. Artik software developer sifatiyla duruyorum , ama pek biseyler gelistirdigim soylenemez, system verification ve dba'cilik oynuyorum.
Aklima birden su sarki geldi.Bu arada yukaridaki fotograf benim imza torenimden , ben gozluklu adamin arkasinda kaliyorum ondan tam cikmamisim , ondeki benim departmanin muduru , yaptigi isabetli karardan dolayi takim liderimi ve yeni mudurumu kutluyor.Arkadakiler de is arkadaslarim , zaten torenden sonra sampanya patlattik etrafa yenler , yunanlar, kanada dolarlari sacildi.Pirlanta gibi cocugum lan ben.
Nazar degmesin.
life - savepoint 0xDF81

Etiketler:

posted by ilker, Salı, Aralık 06, 2005 | link | 4 comments |